Yapay zeka ile üretilen görsellerin giderek yaygınlaşması, “Yapay zeka fotoğrafçılığı öldürür mü?” sorusunu gündeme taşıdı. Profesyonel fotoğrafçı Eyüp Yıldırım, bu konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"TEK YÖNLÜ DEĞİL, ÇOK KATMANLI BİR DÖNÜŞÜM"
Yıldırım, yapay zekânın fotoğrafçılık üzerindeki etkisini tek yönlü değil, çok katmanlı bir dönüşüm olarak değerlendirdiğini belirtti. “Yapay zeka, gerçek bir deklanşöre basmadan ‘fotoğraf benzeri’ görseller oluşturabiliyor. Bu, geleneksel fotoğraf anlayışını sarsıyor ancak aynı zamanda yeni bir ifade biçimi de doğuruyor” dedi.
Yapay zeka destekli görsellerin teknik olarak fotoğrafla benzerlik taşısa da arka plan süreçlerinin tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir fotoğrafın oluşması; ışık, an, kadraj ve insan dokunuşunun bileşimidir. Yapay zeka, bu süreçleri simüle ediyor ama sahadaki deneyimi, anın duygusunu birebir yansıtamıyor” ifadelerini kullandı.
"YAPAY ZEKA, BİR GÖRÜNTÜ YARATABİLİR AMA YAŞANMIŞLIĞI, TESADÜFÜ YA DA DUYGUSAL DERİNLİĞİ YENİDEN ÜRETEMEZ"
Ticari ve yaratıcı alanlarda yapay zeka görsellerinin tercih edilmesinin bazı fotoğrafçılar için tehdit oluşturduğunu kabul eden Yıldırım, bu durumun özellikle stok fotoğraf sektörünü etkilediğini belirtti. Ancak belgesel, düğün, doğa ve sokak fotoğrafçılığı gibi alanlarda hala insan gözünün ve sezgisinin ön planda olduğunu vurguladı.
Fotoğrafçılığın yalnızca teknik bir üretim değil, aynı zamanda bir hikâye anlatımı olduğuna değinen Yıldırım, “Yapay zeka, bir görüntü yaratabilir ama yaşanmışlığı, tesadüfü ya da duygusal derinliği yeniden üretemez. Bu, fotoğrafçılığı ayakta tutan temel farktır” dedi.
Yıldırım’a göre yapay zeka, fotoğrafçılığın sonu olmaktan çok, yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. “Fotoğrafçılar için bu bir alarm değil, dönüşüm çağrısıdır. Yeni teknolojilerle uyum içinde üretmeyi bilenler için farklı ifade yolları ve yaratıcı fırsatlar doğacaktır” değerlendirmesinde bulundu.