Uzman Tuba Demir Söğüt, lohusalık döneminde partner desteğinin etkileri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Tuba Demir Söğüt, lohusalık sürecinin sadece fiziksel iyileşme dönemi değil, aynı zamanda duygusal dalgalanmaların da yoğun yaşandığı bir dönem olduğunu belirtti. “Anne, doğumdan sonra hormonel olarak hızlı bir değişim yaşar. Yorgunluk, uykusuzluk ve yeni sorumluluklar birleştiğinde, bu durum annenin ruh halini ciddi şekilde etkileyebilir” dedi.

"DEPRESYON RİSKİNİ AZALTABİLİR"

Bu süreçte annenin yalnız hissetmemesinin, iyileşme sürecini doğrudan etkileyebileceğini ifade eden Söğüt, eşin rolünün burada belirleyici olduğunu vurguladı. “Anneye hem fiziksel hem de duygusal anlamda destek olan bir eş, annenin kendini daha güvende ve güçlü hissetmesini sağlar. Bu destek, annenin doğum sonrası depresyon riskini azaltabilir” açıklamasını yaptı.

Söğüt’e göre, lohusalıkta eşin katkısı sadece yardım etmekle sınırlı değil; empati kurmak, annenin duygularını anlamaya çalışmak ve birlikte sorumluluk paylaşmak da bu sürecin bir parçası. “Bebeğin bakımında ortak hareket edilmesi, annenin üzerindeki yükü hafifletir. Bu da annenin bebeğiyle daha sağlıklı bir bağ kurmasına yardımcı olur” dedi.

"EBEVEYNLİK BİR EKİP İŞİDİR"

Ayrıca, toplumda hala yaygın olan “anne her şeyi tek başına yapmalı” algısının yıpratıcı bir beklenti olduğunu belirten Söğüt, “Ebeveynlik bir ekip işidir. Özellikle ilk haftalarda eşin varlığı, annenin hem fiziksel toparlanmasını hem de duygusal istikrarını destekler” ifadelerini kullandı.

Eşlerin bu döneme dair önceden bilgilendirilmesinin ve lohusalık psikolojisine dair farkındalıklarının artırılmasının da süreci kolaylaştıracağını belirten Söğüt, “Bilinçli eş desteği, sadece anneye değil, bebeğe ve aile bütünlüğüne de olumlu yansır” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Ceren Demirbüken Ateş