Uzun yıllardır sahaflık mesleğini sürdüren Adnan Gümüş, sahaflığın yalnızca kitap satışıyla sınırlı bir alan olmadığını, aynı zamanda ciddi bir emek ve birikim gerektirdiğini ifade etti.

SABIR VE SEVGİ VURGUSU

Sahaf olmanın her gün dükkan açmakla sınırlı olmadığını belirten Gümüş, “Bir kitabın tarihini bilmeniz, hangi döneme ait olduğunu tanımanız, nadirliğini ayırt edebilmeniz gerekiyor. Bu da ciddi bir bilgi ve araştırma süreci demek” ifadelerini kullandı. Gümüş, meslekte uzun süre kalmanın ancak sabır ve sevgiyle mümkün olduğunu dile getirdi.

Sahafların karşılaştığı başlıca zorluklardan birinin eski kitapların temin edilmesi olduğunu söyleyen Gümüş, “Yayından kalkmış, baskısı tükenmiş eserleri bulmak için kimi zaman aylarca beklemek ya da farklı şehirlerde arama yapmak gerekebiliyor” dedi. Ayrıca, kitapların korunması ve muhafazası için de uygun koşulların sağlanmasının önemli olduğunu vurguladı.

"NADİDE ESERLERİ SORAN, ESKİ BASIMLARI ARAYANLAR AZ DA OLSA VAR"

Günümüzde sahaflara olan ilginin değişkenlik gösterdiğini belirten Gümüş, “Bazı dönemlerde özellikle koleksiyoncular ve araştırmacılar yoğun ilgi gösteriyor. Ancak genç nesilden de eski kitaplara meraklı olanlar geliyor. Nadide eserleri soran, eski basımları arayanlar az da olsa var” diye konuştu.

Adnan Gümüş, sahaf dükkanlarının sadece bir ticaret alanı değil, aynı zamanda kültürel belleğin korunmasına katkı sağlayan mekânlar olduğunu belirterek, bu mesleğin yaşatılmasının önemine dikkat çekti.

Muhabir: Filiz Şan