DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, mesajında demokrasinin güçleneceğine olan inancını vurgulayarak, “Olup biten her şeye rağmen umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz. Rahat olacağız, ama rehavet içinde de olmayacağız. Ülkemiz bu günleri de atlatacak. Demokrasimiz aldığı her darbe sonrası nasıl daha da güçlendiyse, nasıl dövülen bir demir gibi daha da mukavim hale geldiyse yine öyle olacak” dedi.

"ÖNCELİĞİMİZ YASAKÇI ZİHNİYETLE MÜCADELE ETMEK"

Babacan, Türkiye’nin sorunlarını çözmenin meşru yolunun demokratik siyaset olduğuna vurgu yaparak, “Biz mücadelemizi meşru demokratik siyaset zemininde veriyoruz. Ülkemizin sorunlarını çözmenin doğru yolu siyasettir diyoruz. Ancak iktidar adım adım o siyaset zeminini de yok ediyor. Bizim şu an önceliğimiz, bu yasakçı zihniyetle mücadele etmek ve siyaset yapmanın o zeminini korumak” ifadelerini kullandı.

Son dönemde CHP ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) etrafında yaşanan gelişmelere de değinen Babacan, “Bugün meselemiz diploma meselesi veya kent uzlaşısı değil… Bugün meselemiz CHP kurultayındaki şaibeler veya Büyükşehirle ilgili yolsuzluk iddiaları da değil… Gün gelir, bu iddiaların açığa kavuşturulmasıyla ilgili de söyleyecek çok sözümüz olur merak etmeyin. Ama bizim bugünkü meselemiz siyasetin yapılacağı ‘maç sahasını’ açık tutabilmek. Çünkü maçın oynanacağı saha kapanırsa kimin şike yaptığının, kimin doping kullandığının bir önemi kalmayacak” diye konuştu.

"BİZ YASAKLARA KARŞI, HUKUKUN VE DEMOKRASİNİN YANINDA DURDUK"

Babacan, DEVA Partisi’nin duruşunun özgürlük ve hukukun yanında olduğunu belirterek, “Geçen hafta salı gününden bu yana, bizim yanında durduğumuz ana muhalefet partisi değildi. Bizim yanında durduğumuz, Büyükşehir’in Belediye Başkanı da değildi. Biz, yasaklara karşı, özgürlüklerin yanında durduk. Biz, keyfiliğe karşı, hukukun yanında durduk. Biz otoriterliğe karşı, demokrasinin yanında durduk” dedi.

"MEMLEKETİMİZİN ÇOK DUAYA İHTİYACI VAR; ÖNCE TEDBİR, SONRA TEVEKKÜL"

Ülkenin içinde bulunduğu durum karşısında dua ve çalışmanın birlikte olması gerektiğini vurgulayan Babacan, “Memleketimizin içine düştüğü duruma baktığımızda, gerçekten çok duaya ihtiyaç var. Ama biliyorsunuz, önce tedbir sonra tevekkül… Evet, hep beraber ülkemiz için daha çok dua edeceğiz. Ama arkadaşlar aynı zamanda, ülkemiz için hep beraber daha çok çalışacağız, dosdoğru çalışacağız” dedi.

"SİYASET, BASIN, İŞ DÜNYASI VE GENÇLER BASKI ALTINDA"

Demokrasinin büyük sınavlardan geçtiğine dikkat çeken Babacan, iktidarın baskı rejimi uyguladığını belirterek, “Meydanlarda seslerini duyurmaya çalışan gençler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. 260 kişi, tam 260 bugün. Gencecik çocuklar. İşleri sadece haber yapmaya çalışmak olan gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, ev hapsine tabi tutuluyor. Basın kuruluşlarına para cezası kesiliyor, günlerce kapatma cezası veriliyor. İş dünyasını temsil eden kuruluşların başkanları, sadece sorunları dillendirdikleri için, polis eşliğinde karakola ifade vermeye götürülüyor. Sivil toplumdan, sanat dünyasından muhalif görüşlü insanlar demir parmaklıklar arkasında kendilerini buluyor. Şu anda ülkemizde iki siyasi partinin genel başkanı ve birçok ilçe belediye başkanı tutuklu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da tutuklu” diye konuştu.

"HER ZAMAN DOĞRUYA DOĞRU, YANLIŞA YANLIŞ DEDİK"

Ali Babacan, DEVA Partisi’nin her zaman doğruların yanında durduğunu ifade ederek, “Biz her zaman doğruya doğru, yanlışa yanlış dedik. Tek başımıza da kalsak, hakkın ve adaletin yanında durduk. Bu yüzden alnımız ak, başımız dik… Çok şükür, sokağa çıktığınızda, insanlarla konuştuğunuzda biz DEVA Partisi’ndeniz, biz DEVA Partiliyiz dediğinizde hiç kimse size diyemez ki ‘Ya siz bizi aldattınız’, ‘Ya kardeşim siz şurada bir yanlış yaptınız’ diyemez. İşte tam da bu yüzden sevdiklerimizin yüzüne, gönül rahatlığı ile bakabiliyoruz. En önemlisi de aynadaki suretimize gönül rahatlığıyla bakabiliyoruz. Hamdolsun, Allah bozmasın, Allah utandırmasın” ifadelerini kullandı.

"İKTİDARIN VE ANA MUHALEFETİN DURUMUNU GÖRÜYORSUNUZ, İŞİMİZ ÇOK"

Babacan, Türkiye’nin yalnızca iki seçenekle sınırlandırılamayacağını belirterek, “Önümüzdeki haftalarda, önümüzdeki aylarda yapacak çok işimiz var. İktidarın yaptıklarını da görüyorsunuz, ana muhalefetin durumunu da görüyorsunuz. Türkiye’yi bu iki tercihten birisine mecbur bırakamayız. Bu bizim siyasi sorumluluğumuzdur. Milletimizin karşısına çıkmak, ‘Buradayız’ demek aynı zamanda bizim vicdani sorumluluğumuzdur. DEVA Partisi’nin varlık sebebi tam da budur. İşte biz ne yapacağız arkadaşlar, milletimizin karşısına çıkacağız ve ‘Biz buradayız’ diyeceğiz. Umutsuz olanların umudu olacağız. ‘Çaresizim’ diyenlere, ‘Çare biziz, millet olarak çare hepimiz’ diyeceğiz. Hep beraber DEVA Partisi’nin bu ülkeyi nasıl yöneteceğini kapı kapı, sokak sokak, cadde cadde anlatacağız. İlkelerimizden sapmadan doğruyu söyleyeceğiz, söz verince tutacağız ve emanete hıyanet etmeyeceğiz” dedi.

"HER ŞEYE RAĞMEN UMUDUMUZU ASLA KAYBETMEYECEĞİZ"

Ali Babacan, mesajını umut dolu ifadelerle noktalayarak, “Olup biten her şeye rağmen umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz. Rahat olacağız, ama rehavet içinde de olmayacağız. Ülkemiz bu günleri de atlatacak. Demokrasimiz aldığı her darbe sonrası nasıl daha da güçlendiyse, nasıl dövülen bir demir gibi daha da mukavim hale geldiyse yine öyle olacak. Bayram sabahı çocuklarınızla, ailenizle, dostlarınızla bayramlaşırken bu söylediklerimi hatırınızdan çıkarmayın. İçiniz çok ferah olsun. Milletin iradesine parmak sallayıp da yenilmeyen, demokrasiye kafa tutup bozguna uğramayan kimse olmadı olmaz. Mesele sadece zaman ve sabır meselesi. Yeter ki azimli ve sebatlı olalım, dosdoğru çalışalım. Ramazan Bayramınızı kutluyor, sevdiklerinizle birlikte sağlık ve bereket dolu nice bayramlar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA