Bu yürüyüş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından sonra Eskişehir’de devam eden protestoların bir parçasıydı.
SENDİKALAR VE MESLEK ODALARI YÜRÜYÜŞTE BİR ARAYA GELDİ
DİSK, Eskişehir Bilecik Tabip Odası, KESK ve TMMOB üyeleri ile diğer vatandaşlar, Ulus Anıtı'ndan Adalar Porsuk Mevkisi’ne kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Hak, hukuk, adalet” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı. Yürüyüşe, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da katıldı.
BASIN AÇIKLAMASINDA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VURGULANDI
Yürüyüşün sonunda basın açıklaması yapan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Eskişehir Şube Başkanı Ayhan Güler, şu ifadeleri kullandı:
“Demokratik bir ülke ve insanca yaşam için haklarımızdan ve geleceğimizden vazgeçmeyeceğiz! Bugüne kadar binlerce kez söyledik, bir kez daha söyleyelim. Emeğin haklarını korumanın, kazanımlarını kalıcı hale getirmenin yolu demokrasinin, adaletin, hukukun üstünlüğünün, barış ve kardeşliğin tesis edilmesinden geçmektedir. Ancak, Türkiye’de uzun yıllardır ülkeyi yönetenler emeğe, emekçilere sırtını dönmüştür. Dolayısıyla demokrasi, adalet, hukukun üstünlüğü gibi temel değerler de bizzat ülkeyi yönetenler tarafından yıllardır yok sayılmaktadır.”
BASKILAR VE HUKUKSUZLUKLAR GÜNDEMDE
Ayhan Güler, son zamanlarda yaşanan gelişmelerin mevcut iktidarın Türkiye’yi hızla karanlığa sürüklediğini gösterdiğini belirtti. Seçme ve seçilme hakkından sendikal haklara, düşünceyi ifade özgürlüğünden toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına kadar tüm temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini söyledi.
DEMOCRATIC ÇÖZÜM ARAYIŞI
Güler, iktidarın demokratik yollarla bu krizi aşamayacağını gördükçe baskıcı politikalara ve hukuksuzluğa daha fazla sarıldığını belirtti. Özellikle, halkın seçtiği belediye başkanları ve meclis üyeleri hakkında başlatılan soruşturmalar, hukuksuz diplomaların iptal edilmesi gibi uygulamalara karşı durduklarını dile getirdi.
HUKUKSUZLUKLARIN FATURASI HALKA ÇIKARILIYOR
Güler, halkın gerçekleri görmesinin engellenmeye çalışıldığını, muhalif basının hedef alındığını ve basın özgürlüğünün kısıtlandığını vurguladı. Ayrıca, bu hukuksuzlukların ve baskıların faturalarının halkın daha fazla yoksulluk ve geleceksizlikle karşılaşmasına yol açtığını söyledi. Güler, son iki hafta içinde Türkiye ekonomisinin büyük bir çöküş yaşadığını ve 25 milyar dolara kadar döviz rezervinin satıldığını belirtti.