17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen İstanbul'da deprem riski halen güncelliğini koruyor. İstanbul’da toplamda 6 milyon bağımsız bölüm olduğu tahmin edilirken, bu konutların yaklaşık 600 bininin riskli olduğu bildiriliyor. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yapı güvenliğine yönelik farkındalık artsa da, kentsel dönüşüm çalışmaları istenilen hızda ilerlemiyor.

DÖNÜŞÜMÜ YAVAŞLATAN SORUNLAR

Kentsel dönüşüm sürecinde karşılaşılan başlıca sorunlar arasında bina maliklerinin uzlaşamaması ve maliyetlerin artması yer alıyor. Bununla birlikte, mühürlenen binaların uzun süre yıkılmadan bekletilmesi, bu yapıları çevre için ciddi bir tehdit haline getiriyor. Terk edilen bu binalara evsizlerin yerleşmesi, güvenlik endişelerini artırıyor. Ayrıca, hasarlı yapıların yıkımı sırasında komşu binalara da zarar verilmesi mahalle sakinlerinde tedirginlik yaratıyor.

“MÜHÜRLÜ BİNALAR TEHLİKE SAÇIYOR”

Avcılar Kentsel Dönüşüm Platformu Başkanı Akay Tambulut, mühürlenen binaların oluşturduğu riske dikkat çekerek, “Eskiden yıkım kararı çıkan binalar dahi mahkeme süreçleri nedeniyle yıkılamıyordu. Artık bu sorun kısmen aşıldı ancak mühürlü binaların bekletilmesi kabul edilemez” dedi. Tambulut, kentsel dönüşümde malik onay oranının yüzde 70’ten yüzde 51’e düşürülmesinin süreci hızlandırdığını da sözlerine ekledi.

MAĞDURİYETLER İÇİN TAZMİNAT HAKKI VAR

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, dönüşüm sürecinde zarar gören vatandaşların haklarını arayabileceğini belirterek, “Yıkım nedeniyle evinden taşınmak zorunda kalan kişiler yaptıkları harcamaları belgeleyerek yıkımı gerçekleştiren firmalardan tazminat talep edebilir. Gerekli durumlarda zarar veren tarafa ait mallar için tedbir kararı da alınabilir” ifadelerini kullandı.

DÖNÜŞÜM KONUT ARZI İÇİN DE ŞART

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hakan Şişik ise kentsel dönüşümün yalnızca deprem güvenliği açısından değil, aynı zamanda konut arzı ve kira krizi açısından da önem taşıdığını vurguladı. Şişik, “Kamu arazileri yerine mevcut yapıların dönüştürülmesine odaklanmalıyız. Özellikle küçük metrekareli konutlar, hem piyasa talebini karşılar hem de dönüşüm sürecini hızlandırır” dedi.

RİSK DEVAM EDİYOR, YENİLENME YETERSİZ

İstanbul’un 2023 verilerine göre nüfusu 16 milyonu aştı ve Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 18’ini oluşturuyor. Şehirde her yıl ortalama 300 bin kişilik bir nüfus artışı yaşanıyor. Nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 3 bin kişiyi buluyor. İstanbul’da 1,5 milyon civarında bağımsız bölümün deprem açısından dayanıksız olduğu tahmin ediliyor. Ancak bugüne kadar yenilenen konut sayısı yalnızca 300 bin civarında ve bu da toplam riskli yapıların yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor.

ACİL ADIM ATILMASI GEREKİYOR

Uzmanlar, yapı stokunun yenilenmesinde yasal düzenlemelerin yeterli olmadığını, sürecin belediyeler tarafından daha etkin yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. Deprem riskinin azaltılması ve şehirdeki konut ihtiyacının karşılanması için kentsel dönüşümün daha kararlı ve planlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ