Mimar Burcu Demirtaş, iklim değişikliği ve doğal kaynakların azalmasıyla birlikte sürdürülebilir mimarinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirtti. Demirtaş, geleceğin şehirlerinin yeşil binalar ve çevre dostu tasarımlarla şekilleneceğini ifade etti.
İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, mimaride de sürdürülebilirlik kavramı ön plana çıkıyor. Mimar Burcu Demirtaş, çevre dostu binaların ve enerji verimliliğini esas alan tasarımların şehir yaşamının geleceğini nasıl değiştireceğini gazetemize değerlendirdi.
YEŞİL BİNALAR ŞEHİR YAŞAMINI DÖNÜŞTÜRÜYOR
Burcu Demirtaş’a göre, yeşil binalar yalnızca enerji tasarrufu sağlamıyor, aynı zamanda insanların yaşam kalitesini artırıyor. Doğal ışık kullanımının optimize edildiği, yağmur suyu toplama sistemlerinin entegre edildiği ve geri dönüştürülebilir malzemelerin tercih edildiği binalar, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan büyük avantajlar sunuyor. Demirtaş, "Bugünün şehirleri, doğayla uyumlu bir şekilde yeniden tasarlanmak zorunda. Aksi halde iklim krizine karşı savunmasız kalırız" diyor.
YENİ PROJELERDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KRİTERİ ŞART OLDU
Artık pek çok belediye ve özel sektör yatırımcısı, projelerinde sürdürülebilirlik standartlarına öncelik veriyor. Demirtaş, özellikle büyük ölçekli projelerde yeşil bina sertifikalarının (LEED, BREEAM gibi) aranır hale geldiğini belirtiyor. Yeni konut projelerinden alışveriş merkezlerine kadar her yapıda karbon ayak izinin azaltılması, enerji tüketiminin minimuma indirilmesi ve doğayla entegrasyon sağlanması hedefleniyor.
MİMARİDE DOĞAL MALZEMELERE DÖNÜŞ
Demirtaş ayrıca malzeme kullanımında da önemli değişimler yaşandığına dikkat çekiyor. Beton ve çelik gibi enerji yoğun malzemelerin yerine, ahşap, bambu ve geri dönüştürülmüş kompozit ürünler gibi doğal ve çevre dostu seçeneklerin tercih edilmesi yaygınlaşıyor. Bu yaklaşım, hem inşaat süreçlerinde karbon salımını azaltıyor hem de yapılarla doğa arasında daha güçlü bir bağ kurulmasına olanak tanıyor.
GELECEĞİN ŞEHİRLERİ: YAŞAYAN VE NEFES ALAN ALANLAR
Burcu Demirtaş, geleceğin şehirlerinin sadece teknoloji odaklı değil, aynı zamanda insan merkezli ve doğaya saygılı alanlardan oluşacağını vurguluyor. Kent planlamalarında artık sadece binalar değil, parklar, yeşil koridorlar ve kamusal alanların kalitesi de en az yapılar kadar önemli bir kriter haline geliyor. Demirtaş, "Şehirler yaşayan organizmalardır. Onları yalnızca betondan ibaret görürsek, kendi yaşam alanlarımızı da yok etmiş oluruz" ifadelerini kullanıyor.