Görüşmelerin ardından Halk TV'de Kürşad Oğuz’un canlı yayın konuğu olan Dervişoğlu, İmamoğlu’nun durumu ve İYİ Parti’nin olası destek sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"İMAMOĞLU'NUN TUTUKLANMA NEDENİ CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞIDIR"
Silivri’de İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin konuşan Dervişoğlu, "Sayın Ekrem İmamoğlu’nun bugün Silivri’de tutuklu bulunmasının tek sebebi, Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmiş olmasıdır. Süreç zaten olağan dışı şekilde başladı. Önce diploması tartışmaya açıldı, ardından gizli tanık beyanlarıyla bir sorgulama süreci yürütüldü ve nihayetinde tutuklama kararı geldi. Eğer aday olmasaydı, bu gelişmeler yaşanmayacaktı. Görüşmemizde bu hukuki sürecin adil ve meşru olmadığı değerlendirmesinde bulunduk" dedi.
"HAKKI YENEN HERKESİN YAYINDAYIZ"
Gelecek seçimlerde İYİ Parti’nin İmamoğlu’na destek verip vermeyeceği yönündeki soruya yanıt veren Dervişoğlu, “Benim için hakkı ve hukuku ihlal edilen herkesin yanında olmak, sadece siyasi değil aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Can Atalay ile ilgili süreçte de hukuk ve anayasa kararlarının uygulanması gerektiğini savunduğunu hatırlatan Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Selahattin Demirtaş’ın davası uzun süredir devam ediyor. Deliller eksik mi, yetersiz mi bilinmiyor ama 8 yıldır sonuçlanmayan bir dava söz konusu. Bu durum başlı başına tartışma konusudur. Eğer ortada bir adaletsizlik varsa, kişinin siyasi görüşü, geçmişi ya da mensubiyeti ne olursa olsun hakkını savunmak benim siyasi sorumluluğumdur.”
"BU YOLA ADALET İÇİN ÇIKTIM"
Genel başkanlığı süresince kamuoyunun vicdanını yaralayacak söylemlerden uzak durduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Ben bu yola ‘adalet’ diyerek çıktım. Türkiye'nin ihtiyacı olan temel değerler adalet, özgürlük ve eşitliktir. Bunların olduğu bir ülkede kardeşlik de kendiliğinden gelecektir” dedi.
Dervişoğlu sözlerini şöyle tamamladı:
“İsmi ne olursa olsun, kökeni ya da geçmişi fark etmeksizin, bir kişi adaletsizliğe uğramışsa ve bu durum zaman içinde bir baskı aracı haline getiriliyorsa, buna karşı durmak benim için bir onur meselesidir. Hiç kimseyi ayrıştırmam.”